BİLKA - Bilge Kadın Araştırma Merkezi
 
Av. Alev SEZEN (M.A. Adli Bilimler Uzmanı)

# 30 Kasım 2017 Perşembe

Çocuklarımıza musallat olan musibetler bitmek bilmiyor. Bütün bu olumsuzluklara karşı koyabilmeleri için inançlı, şuurlu, iradeli, vicdanlı ve hedefleri olan bir gençlik yetiştirmemiz gerekiyor. Lakin bu yolda atılan çoğu adım bir ileri iki geri şeklinde devam ediyor. Eğitim sistemindeki sürekli ve bir öncekini aratır değişiklikler, ailelerdeki mutsuzluk ve ekonomik sıkıntılar, arkadaş çevrelerindeki kötü ve acımasız muameleler gençleri karamsarlığa iterek akıl almaz durumlara sürüklüyor.

 

Son yıllarda okullarda yaşanan intihar vakaları ile ilgili haberlerdeki artış herkesin dikkatini çekiyordur. Öğrenci velileri kuvvetle muhtemeldir ki çocuklarından intihar olaylarını bire bir dinlemeye başlamışlardır. Ben de aynı şekilde kızlarımdan son birkaç senedir böylesi üzücü haberler duyuyorum. Küçücük çocukların bu hayatın yükünü taşıyamayıp çaresizliklerini, isyanlarını kendilerini yok ederek sonlandırmaları çok acı.

 

Anayasada kişilerin gelişimini ve korunmasını sağlama konusunda Devlete yükümlülük getiren birçok hüküm mevcut. “Devlet, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, fert huzuru, sosyal adâlet ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşamayacak surette sınırlayan siyasî, iktisadî ve sosyal bütün engelleri kaldırır; insanın maddî ve mânevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlar.” (Any. md. 10), “Herkes, yaşama, maddî ve mânevî varlığını geliştirme haklarına ve kişi hürriyetine sahiptir.” (Any. md. 14). Devletimiz bu meyanda okullardaki intihar vakalarına hassasiyetle eğilmeli tekerrür etmemesi için her şeyi yapmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı ders saatlerini kısaltmak gibi popülist çalışmaları bırakıp bu derslerin içeriğini nasıl kuvvetlendirebiliriz diye düşünmelidir. İçi boşaltılmış din dersleri amacına uygun hale getirmelidir.

 

İslam dinini iyi tanıyan ve yaşayan birinin intihar etmesi mümkün değildir. İntihar İslam’da büyük günahlardan birisi olarak kabul edilmiştir. Öyle ki başkasını öldüren katil için cenaze namazı kılınırken kendisini öldüren kişinin cenaze namazının kılınıp kılınmayacağı konusu ihtilaflıdır. Nisa Suresi 29. Ayet-i Kerime de açıkça “Kendinizi öldürmeyiniz” hükmü yer almaktadır. Yine Hadis-i Şerifte “Bir şeyle canına kıyana, Cehennemde onunla azap edilir.” buyurulmaktadır.

 

Çocuklarımıza musallat olan bir başka musibet de eşcinselliktir. Özellikle, dikkat çekmek ve farklı olmak gayretinde olan bir kısım çocuğumuzda maalesef bilinçsizce bu yola tevessül etmektedir. Daha önce sadece televizyonlarda gördüğümüz, Taksim civarında iken yüz yüze gelebileceğimiz eşcinseller şimdi okullarımızda. Ne yazık ki, öğrenci velileri intihar vakalarında olduğu gibi eşcinsel öğrencileri de çocuklarından dinliyordur. Çocuklarımızın okullarında, sınıflarında eşcinsel öğrenciler var. Üstelik bu eğilime İmam Hatipler de bile rastlıyoruz.

 

İşin en üzücü yanı sevgilisi de aynı okulda olan eşcinsel öğrencilerin her türlü edepsizliği hiçbir engel olmadan açıktan açığa yapmaları. Okul idarelerinin bir kısmı ne yapacağını bilemiyor, bir kısmı da medeniyet/çağdaşlık anlayışını bu öğrencilerin önünü açarak koruduğunu/ilerlettiğini zannediyor. Diğer öğrencilerin psikolojilerini düşünmeyen sadece kendi çarpık muhakemelerini muhafaza etmeye çalışan idareciler hem eşcinselliğin önünü açıyor hem de eşcinsellerin bu eğilimlerini pekiştiriyorlar.

 

Milli Eğitim Bakanlığının acilen bu olaya müdahale etmesi, eşcinsel eğilimle ilgili açık ve net direktifler vererek çocuklarımızı koruması, aykırı davranıp şahsi telakkilerini idarecilik diye dayatan okul idarecilerine gereken muameleyi yapması gerekmektedir. Bu sapkın eğilimlerin başladığı ve pekiştirildiği yerler ilmin yuvaları olan okullarımız olmamalıdır.

 
 

İsminiz
Mail adresiniz
Konu
Mesajınız

 
 

::: Av. Alev SEZEN (M.A. Adli Bilimler Uzmanı) - Diğer Yazılar

 
# 6 Ocak 2017 Cuma
Ahlaksız bir toplumda her türlü suç görülür. Ahlaki tedbirlerin acilen alınması gerekmektedir!
# 4 Ekim 2012 Perşembe
Kadına Yönelik Aile İçi Şiddete Türk Hukuku`nun Yaklaşımı
Sosyal bir kurum olan aile , medeni hukuk, tarih ve toplum bilim açısından, aynı çatı altında yaşayan anne, baba ve çocuklardan oluşan bütündür.
# 4 Ekim 2012 Perşembe
Karar Verme - Problem Çözme
Çağımızdaki gelişmeler hayatın ritmini arttırıp, akışını hızlandırmaktadır. Bu hızlı tempo içerisinde karşılaşılan sorunlara aynı hızda fakat doğru çözümlerin de üretilmesi gerekmektedir.
# 4 Ekim 2012 Perşembe
Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Boşanma Davalarına Yansıması
Bireyin biyolojik, iktisadi ve sosyal varlığı ile çok yakından ilgili olan aile hukuku, bütün dünyada ve Türkiye`de giderek eşler arası eşitliğin daha ağırlıklı olarak kabul edildiği bir hukuki yapılanma ve ilkesel değerlere yönelmiş bulunmaktadır.
# 4 Ekim 2012 Perşembe
Adli Polis
Türk hukuk sisteminde işlenen bir suçun araştırılması görevi C. Savcısına aittir. Bu araştırma aşamasında kolluk, savcıya yardımcı olarak onun adına hareket eder. Kolluğun geniş bir görev alanı olup, kollama denilen görevi iki çeşit görevden oluşur:
# 4 Ekim 2012 Perşembe
Kadına Yönelik Aile İçi Şiddete Tarihi Bir Bakış
Orta Asya Türkleri arasında uzun araştırmalar yapmış olan Radloff (1870-1880`ler), Türk ailesi hakkında doyurucu bilgiler vermektedir. Radloff diyor ki, Altaylı`larda bir erkeğin bir kadına dayak atması duyulmamış şeydir .
 
 

 
 
 

 

 

::: BİLKA Haberci

İsminiz
:
e-Posta
:
 
 Katıl  Ayrıl
 
BİLKA - Bilge Kadın Araştırma Merkezi © 2008 - Tüm hakları saklıdır