BİLKA - Bilge Kadın Araştırma Merkezi
 
Berrin Uzlu Atmar (Yüksek Hemşire)

# 14 Şubat 2018 Çarşamba

Merhabalar…

 

Analarımızın ak sütünden bahsedeceğim bu gün.  Ana sütü öyle olağanüstü, mucizevi bir değer olarak bahşedilmiştir ki, ne kadar şükretsek yetmez. İnsan evladının beslenmesiyle ve sevgi bağıyla gün ve gün nasıl büyüdüğünü gördükçe Hey Allahım, ne büyüksün, hikmetinden sual olmaz diyoruz, kuzuların analarını emerek daha iki aylıkken koyuna yakın oluşunu hayretle görüyoruz, Ya Rabbi sen övgülerin en yücesine layıksın diyoruz.  Henüz hala çözülmemişlerin olduğu  sırlar âlemindeyiz...

 

İhtiyaç olduğunda süt annelik kapısını da açmış yaradan.  Ancak süt anneliğini, ihtiyaç  olan sütü başka bir emzikli kadından almaktan, süt kardeşliğini de sütün yetmemesi,  keyfiyet veya mecburiyetten komşu annenin sütünü emzirmesinden ibaret gören,  bunun dışında dinimizin çok önemsediği anlam ve yasaklardan maalesef bihaber bir nesil var.  Süt kardeşliğini TV de seyrettikleri komedi filminden öte bilmeyen kardeşlerimiz var.

 

İslam inancı dışında hiç bir inanç, kendi çocuğu dışında başka bebeğe verilen sütün doğurduğu akrabalık bağını ve bunun gerektirdiklerini ne inanç hukuku ne de adalet hukuku olarak kabul etmez, hükmü yoktur, konusu geçmez, bilmezler.

 

Bu sadece İslam Hukukunda vardır. Kuran-ı Kerim`de Bakara suresi 233. ayet, ve Nisa suresi 23. ayetlerde ve hadislerde caiz olan ve olmayan durumlar vardır. Bu durum, Müslümanlar için ibadet meselesidir.  

 

Anayasanın çoğu maddesi yabancı ülkelerin yasalarından alındığı için,  bizde de üzerinde durulmaz, konusu bile edilmez.

 

Biraz araştırsak, ilanlarda hemen görürüz, `Süt anne arıyorum`  `anne sütü arıyorum`  şeklinde. Annesini kaybeden bebek için süt anne arar ailesi, veya annenin sütü yoktur, veya vermek istemiyordur, veya da başka nedenler, buraya kadar tamam. Hastanelerde de anne veya bebekten kaynaklı çeşitli nedenlerle emziremeyen annelerin sütü sağılır, süt dolabında saklanır, zamanı gelince bebeklere verilir. Buraya kadar da normal...

 

 Peki, bu sütlerin üzerine anne-bebek kayıtları yapılıyor mu, yapılıyordur çoğunlukla. Ama üzerindeki anne-bebek kaydına uygun beslenme yapılıyor mu sizce?  Süt hukuku konusunda hiç bir bilgisi olmayan hemşireler, bunlarla tek tek uğraşamayız diyorlar, duyum alıyoruz. Anneler, çocuklarının beslendiğini öğreniyorlar ama sağdıkları sütün dolapta aynen durduğunu görüyorlar.   Görevli personel, mama yemesinler diye, fazlaca süt var, değerlendiriyoruz diyebiliyorlar!  Bu durum birçok hastanede yaşanabiliyor.

 

Veya süt annelik yapan anne, emzirdiği bebeğin süt evladı olduğunu bilip varsa diğer evladıyla artık kardeş oldukları hassasiyetini gösterecek bilince sahip mi?  Süt akrabaları evliliği, maneviyat ve inanç yıkımı, nesiller için sağlık açısından da hasarlıdır.   

 

O zaman bu mesele;

 

Okullarda ders kitaplarına, müfredata girmesi gereken çok önemli konudur.  Din derslerinde üstü kapalı süt anne- süt kardeş diye kısıtlı bilgi, akıllarda sadece tanım, başlık bırakır.

 

İlan, reklam gibi yayınlara hukuki kontrol-takip sağlanmalıdır.

 

Eğitim ve öğretim alanlarında  ödev ve araştırma konusu yapılmalı.

 

Radyo- TV gibi basın organlarında Kamu Spotu oluşturulmalı,

 

Artık hastanelerde mescitler var,  bu mescitlerin kadrolu sorumlu personeli olmalı, hastanelerde Hizmet İçi Eğitim Seminerlerinde görevlendirilip personeli bilinçlendirmeli,  yine hastanelerde Doğru Süt- Doğru Bebek zincirinden sorumlu bilinçli personel görevlendirilip takibi yapılmalı,

 

Anayasamızda da yerini alıp uyulmadığında cezai işlemler ve yaptırımlar olmalıdır.

 

 

Ana sütü gibi masumiyet dileklerimle...

 
 

İsminiz
Mail adresiniz
Konu
Mesajınız

 
 

::: Berrin Uzlu Atmar (Yüksek Hemşire) - Diğer Yazılar

 
# 4 Mayıs 2018 Cuma
# 4 Nisan 2018 Çarşamba
# 17 Mart 2018 Cumartesi
# 14 Şubat 2018 Çarşamba
 
 

 
 
 

 

 

::: BİLKA Haberci

İsminiz
:
e-Posta
:
 
 Katıl  Ayrıl
 
BİLKA - Bilge Kadın Araştırma Merkezi © 2008 - Tüm hakları saklıdır